Sütün pastörizasyonu ile ilgili en eski bilgiler 19. yüzyılın ortalarına kadar gitmektedir. Bu süreç, Fransız bilim insanı Louis Pasteur tarafından 1860’larda geliştirilmiştir. Pasteur, şarap ve bira gibi gıdalarda mikrobiyal bozulmayı engellemek amacıyla geliştirdiği bir ısıtma tekniğini “pastörizasyon” olarak adlandırdı. Bu teknik, ürünlerin belirli bir sıcaklıkta ısıtılarak zararlı mikroorganizmaların öldürülmesini sağlıyordu.

Pasteur’un çalışmaları kısa sürede süt endüstrisinde de kullanılmaya başlandı. 1886 yılında, Alman kimyager Franz von Soxhlet, pastörizasyonun sütün güvenli hale getirilmesi için uygulanabileceğini önerdi. O dönemde yaygın olan tüberküloz ve diğer hastalıkların süt yoluyla bulaşmasını önlemek amacıyla bu uygulama giderek yaygınlaştı. 1900’lerin başlarına gelindiğinde, birçok ülkede süt pastörizasyonu halk sağlığını korumak için önemli bir standart haline geldi.

Bu çalışmalar sayesinde süt pastörizasyonu, hem gıda güvenliğini sağlama hem de ürünlerin raf ömrünü uzatma amacıyla günümüzde de sıkça kullanılan temel işlemlerden biri olarak gelişmiştir.